15-16 HAZİRAN 2006 BRÜKSEL ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİNDE TÜRKİYE
VE GENİŞLEME KONULARINDA NİHAİ METİN
AB liderleri, 15-16 Haziran 2006 tarihlerinde Brüksel’de
gerçekleştirilen AB Zirvesi sonuç bildirgesinde Türkiye’ye Kıbrıs ve
Ege konularındaki uyarılarını sertleştirdiler. AB, yıl sonunda
Türkiye’nin Kıbrıs konusunda yükümlülüklerini yerine getirip
getirmediği konusunda bir değerlendirme yapacağının altını güçlü
ifadelerle çizdi. Eylül 2005’te yapılan Kıbrıs karşı deklarasyonuna
gönderme de yapılan ifade, ilk taslak belgede yer almıyordu.
AB, iyi komşuluk ilişkilerini de Kopenhag kriterlerinin bir
parçası olarak metne ekledi. AB zirvesi sonrasında yayımlanan
belgede Türkiye de bir paragrafla yer aldı. Türkiye'nin
yükümlülüklerini tam olarak yerine getirilmesi istenirken şu
ifadeler dikkat çekti: AB zirvesinde Türkiye'ye ayrılan paragrafta,
Gümrük Birliğini 10 yeni AB üyesine genişleten Ek Protokolde ve
Ortaklık Anlaşmasında öngörülen yükümlülüklerin eksiksiz yerine
getirilmesinin 2006 yılı içinde değerlendirmeye alınacağı
bildirildi.
Zirve sonunda yayımlanan belgede, Türkiye'nin tarama sürecinde
gösterdiği ilerlemenin değerlendirildiği ve fiili müzakerelerin
başlamış olmasından memnuniyet duyulduğu belirtilirken, AB'nin bu
kapsamda Türkiye'nin çabalarını desteklemeyi sürdüreceği ifade
edildi. Müzakerelerin her ülkenin gösterdiği çabaya bağlı
ilerleyeceği ve hızını ülkelerin yaptığı katılım hazırlıklarının
belirleyeceği kaydedilen belgede, Türkiye'nin Ortaklık Anlaşması ve
Ek Protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine
getirmesi istendi.
AB'nin 21 Eylül 2005 tarihinde yaptığı ortak deklarasyona atıfta
bulunulan ve gözden geçirilmiş Katılım Ortaklığı Belgesi uyarınca
Türkiye'nin 2006 yılı içinde yükümlülüklerini tam olarak yerine
getirip getirmediğinin gözden geçirileceği vurgulanan belgede şu
ifadeler yer aldı: ''Avrupa Birliği reform sürecini hızlandırması
yanında tam ve etkin uygulama için Türkiye'ye çağrı yapar. Bu sayede
(reform sürecinde) geri dönülmezlik ve sürdürülebilirlik garanti
altına alınmalı, iyi komşuluk ilişkileri dahil olmak üzere Kopenhag
siyasi kriterlerinin tam olarak karşılanması yolunda ilerleme devam
etmelidir.
Bu kapsamda, sorunlara barışçıl çözümler üretilmesi sürecini
olumsuz etkileyebilecek her türlü eylemden kaçınılmalıdır.'' AB
zirvesinde genişleme politikasıyla ilgili alınan genel kararlarda
ise ''mevcut taahhütlere bağlılık'' vurgusu yapılırken, ''Birliğin
gelecekte siyasi, mali ve kurumsal açıdan işlemesini sağlamak ve
Avrupa'nın ortak projesini daha da derinleştirmek önemlidir''
denildi. Bu nedenle Aralık ayındaki AB zirvesinde genişlemenin bütün
yönleriyle tartışılacağı bildirilen kararlarda, hazmetme
kapasitesiyle önceki genişlemelerden elde edilen pozitif tecrübeler
ışığında genişleme süreci kalitesinin artırılmasının da tartışılacak
konular arasında bulunduğuna vurgu yapıldı. AB zirvesi kararlarında,
genişleme hızını belirlerken hazmetme kapasitesine dikkat edilmesi
istendi. Alınan kararla AB Komisyonu, hazmetme kapasitesiyle ilgili
bütün unsurları barındıran bir rapor yazmakla görevlendirildi.
İlerleme raporlarıyla eşzamanlı yayımlanacak hazmetme kapasitesi
raporlarında, genişlemeyle ilgili Avrupa kamuoyunun mevcut ve
gelecekteki algılamasıyla yer verilecek. Raporlarda ayrıca genişleme
sürecine neden gerek duyulduğu birlik kamuoyuna gerekçeleriyle
anlatılacak. |