İbrahim Burkay

Ekim ayında yaptığımız seçimlerin ardından yeni çalışma döneminde gerçekleştirdiğimiz ilk müşterek komiteler toplantımıza hepiniz hoş geldiniz.

Bursa ticaret ve sanayi odası, tüm girişimcilerimizi, tüccarımızı ve sanayicimizi temsil etme yetkisine sahip olan, ülkemizin en büyük ve en köklü sivil toplum kuruluşları arasındadır.

52 bini aşkın üyemizle oluşturduğu bu büyük aile, birlik ve dayanışma içinde hareket ederek tek vücut olmayı başarmış,

Üyelerinin taleplerine çözüm üreten,

İş dünyamızın ortak heyecanını ve hayallerini temsil eden örnek bir kurumdur.

Odamız, 134 yıl boyunca kenti ve ülkesi için hep daha fazlasını hayal etmiş ve pek çok hayalini gerçeğe dönüştürmüştür. 

Başta meclis ve komite üyelerimiz olmak üzere bu çatı altında görev alan ve sorumluluk üstlenen BTSO ailesinin her bir ferdi, sadece Bursa’mızın değil, ülke ekonomimizin dönüşümünde de kilit rol oynayan tarihi projelerde önemli paya sahip olmuştur.

Model Fabrika’dan TEKNOSAB’ a, BUTEKOM’ dan GÖKMEN Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’ne, BUTGEM’ den MESYEB’ e kadar Türkiye’mizin her alandaki nitelikli dönüşümüne rehberlik eden projeler, BTSO çatısı altında alınan kararlarla hayata geçmiştir.

Tüm bu projeler iş dünyamızın ortak aklıyla şekillenmiş, üyelerimizin katkıları ve destekleriyle vücut bulmuştur.

Yaptığımız bütün çalışmaların odağında ise meslek komitelerimiz bulunmaktadır.

Sizler kendi sektörlerinizde firmalarımızın talep ve beklentilerini en iyi bilen, sektörlerinizi en iyi şekilde temsil eden meslek mensuplarısınız.

Bursa’mızın ekonomi tarihine işlenen projelerde olduğu gibi sizlerin meclisimize ve yönetim kurulumuza sunmuş olduğunuz sektörel sorunları çözüme kavuşturmak ve firmalarımızın taleplerini yerine getirmek de öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Bu nedenle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlerin katkılarınız ve desteklerinizle bursamızı ortak akılla çok daha güçlü bir geleceğe taşımak için azimle çalışmayı sürdüreceğiz.

Gerek sektörel sorunların çözüme kavuşması adına göstermiş olduğunuz gayretler, gerekse de projelerimize ve çalışmalarımıza verdiğiniz tüm destekler için hepinize teşekkürlerimi sunuyorum.

6 Şubat’ta yaşanan ve 50 binden fazla insanımızı yitirmemize neden olan deprem felaketi yüreklerimizdeki tazeliğini koruyor.

Öncelikle depremde yaşamını yitirenleri bir kez daha rahmetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Bu mübarek günlerde acının ve gözyaşının ülkemizden uzak olması en büyük temennimizdir.

Ancak ne yazık ki depremin ortaya koyduğu ağır bir bilanço ile karşı karşıyayız.

Afetin yaşandığı şehirlerde konutlar, kamu binaları, işletme ve sanayi tesisleri büyük hasar gördü.

Yaşanan felaket ülke ekonomimiz açısından önümüzde zorlu bir süreç olduğunu gösteriyor.

11 şehirde yaklaşık 15 milyonluk nüfusun hayatını doğrudan etkileyen,

3,5 milyonluk nüfusun farklı illere göç etmesine yol açan bu büyük felaketin yaralarını sarmak için hepimize büyük görevler düşüyor.

Bizler de bursa ticaret ve sanayi odası olarak tüm imkânlarımızı seferber ederek, afetten etkilenen vatandaşlarımızın desteğine koştuk.

Depremin yaşandığı ilk saatlerden itibaren kurmuş olduğumuz deprem koordinasyon merkezi ile üyelerimizden gelen yardımları, bölgeye ulaştırdık.

Gıdadan jeneratöre, iş makinesinden uyku tulumuna kadar bölgenin acil ihtiyaç duyduğu yardım malzemelerinin yer aldığı yardım tırlarımızın sayısı 800’ü aştı.

Yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım, meclis üyesi dostlarım ve oda personelimizle birlikte afetzedelerimizin ihtiyaçlarına çözüm üretmek amacıyla yoğun mesai harcıyoruz.

Afetzedelerimiz için gıda ve temizlik ürünleri ile sahra mutfaklarıyla birlikte depremzedelerimizin barınma ihtiyacına dönük olarak tüm komitelerimizin katkılarıyla geçici yaşam merkezi oluşturduk.

Bu kapsamda da Hatay’da yaklaşık 100 konteyner kurulumumuzu tamamladık.

İnşallah en kısa zamanda 4 bin kişilik yaşam merkezimiz afetzedelerimizin hizmetine sunulmuş olacak.

Bu vesileyle bugüne kadar sergilediğiniz örnek dayanışma ve yardımlarınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Allah hepinizden razı olsun.

Ülkemizin deprem gerçeğini maalesef çok ağır bedeller ödeyerek yeniden hatırladık.

Yoğun nüfus ve fay hatlarına yakınlığı nedeniyle bizler de ne yazık ki deprem riski en yüksek düzeyde taşıyan coğrafyanın merkezinde bulunuyoruz.

Marmara’da olası bir afet, tehdit altındaki çevre illerle birlikte Allah korusun, aklımızdan bile geçirmek istemediğimiz can kayıplarına ve ülkemizin milli gelirinin yarısına etki edecek düzeyde.

Depremleri önlemek imkânsız ama bilinçli ve etkili yöntemlerle hasarları en düşük seviyeye düşürmemiz mümkün.

Bursa ticaret ve sanayi odası olarak Bursa’da sağlıklı ve nitelikli bir dönüşüm için örnek çalışmalara imza attık.

Kentsel dönüşüm ilkeleri raporumuzla Bursa'mızın ‘2040 yılı Çevre Düzeni Planı’na katkı sağlarken, ‘bina performans analizleri’ ile üretim sahalarımızı ve ticaret alanlarımızı da depreme dayanıklı ve sağlıklı yapılara dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

Özellikle şehir içinde sıkışıp kalmış 8 bin işletmemizin kobi OSB mantığıyla planlı bölgelere taşınması gerektiğini bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Eksik evraklarını getiren firmalarımız için talep toplama sürecini ay sonuna kadar uzattığımız kobi OSB projesi kapsamında başvuru yapan firmalarımızın sayısı 4 bini aştı.

Bu firmalarımızın yaklaşık 3 bini mevcut tesisini taşıyarak kobi OSB’de üretim yapmayı taahhüt ediyor.

Söz konusu işletmelerimizin şehir içinden taşınmasıyla kent içinde en az 13 milyon metrekarelik yeni bir rezerv alan doğacak.

Gerek konutlarımız gerekse de ticaret alanlarımızın nitelikli dönüşümü için bu alanları da değerlendirme fırsatına kavuşacağız.

Diğer taraftan kentin ulaşım ağı ile entegre lojistik merkezlerimiz ve depolama alanlarımızla, işletmelerimizin operasyonel ihtiyaçlarına çözüm üretirken, Bursa'mızın olağanüstü koşullar karşısında hızlı refleks verme kabiliyetini geliştirmeyi amaçlıyoruz.  

Ülke ekonomimizin lokomotif kenti Bursa’mızı modern üretim tesisleri, lojistik merkezleri, uydu kentleri ve farklı alanlarda gelişen cazibe merkezleriyle çok daha güçlü bir geleceğe hazırlamak için ortak akılla çalışmayı sürdüreceğiz.

Böylesine sancılı bir dönemde, sunduğu manevi iklimle, kardeşliğimizi güçlendiren, birlik, yardımlaşma ve dayanışmamızı geliştiren ramazan ayına kavuştuk.

Bizler paylaşmanın bereketine, dayanışmanın gücüne inanan bir milletin mensuplarıyız.

Büyük kayıplar yaşadığımız bu süreçte Türk halkı olarak gösterdiğimiz dayanışma örneğini ramazan ayında da devam ettireceğimize yürekten inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, on bir ayın sultanı ramazan ayının yaralarımızın sarılmasına, milli bütünlüğümüzün güçlenmesine, kardeşliğimizin pekişmesine, paylaşmanın ve yardımlaşmanın kıymetini daha kalpten idrak etmemize vesile olmasını temenni ediyor, coğrafyamıza ve tüm dünyaya huzur getirmesini diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle toplantımızın hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Chairman's Speeches


Fighting Inflation Is Our Most Important Source of Stress
BBS serves our Bursa as a Strategic Value in Transformation
Real Guide of Societies is their Cultural and Historical Heritage
Investment in Education is Investment in the Future
More Investment and More Production for a Stronger Turkey
We Have To Reinforce Our Friendship With Economic Co-Operation
Launch of the Contract Hotel Expo Fair
Meeting with the Greater New York Chamber of Commerce
Turkey-USA Business Forum
126th Anniversary of Bursa Chamber of Commerce and Industry (BTSO)